2
Şubat
2012
Genetik eğilimin yanı sıra günümüzde, hayvansal ve doymuş yağların, şekerli gıdaların aşırı tüketimi ve buna bağla fazla kilo, hareketsizlik ve stres yüksek kolestrolün önemli nedenlerindendir. Unutmamalıyız ki yağları sadece yememek değil, yakmak da önemlidir.
Bitkisel takviyeler;
Soya lesitin, omega-3 yağı, lifli preparatlar, üzüm çekirdeği özü, greyfurt, enginar, ananas hapları faydalıdır.
Bitki çayları;
Yeşil çay, zencefil, biberiye, kuşburnu, kekik çaylarının içilmesi bu konuda olumlu etki yapar.
Beslenmede dikkat edilmesi gerekenler;
Özellikle yemek aralarında bol miktarda su ve bitki çayları içmek gerekmektedir. Gece yoğurt ve peynir yememek, akşam geç ve ağır beslenmemek, yeşil lifli yapraklı sebzeleri tüketmek, özellikle yulaf ezmesi,kepek ve kepekli ürünler, çavdar ve çavdarlı ürünler, piyasada bulunan lifli ve bağırsakda posalı etki gösteren özel preperatlar bu konuda faydalıdır. Ayrıca, bol taze sebze ve meyva, soya fasulyesi, kekik suyu, yosun, derin deniz balıkları, kontrollü ölçüde zeytinyağı,taze yeşil salatalar, limon, taze narenciye ve kivi genelde yardımcı olan besinlerdir.
Kaynak:Dr.Ender Saraç
20
Ocak
2012
BİBERİYE
Biberiye, Avrupa’da eskiden beri tonik, uyarıcı ve karminatif etkisi nedeniyle hazımsızlık, baş ağrısı, sinirsel gerilim gibi şikayetlerin giderilmesinde faydalıdır. Çin’de biberiye tedavileri yüzyıllardır hazırlanmaktadır.
Amerika ve Almanya ‘da banyo terapisinde ve uçucu yağları da aromaterapi de kullanılmaktadır.Kaslardaki ve eklemlerdeki romatizma tedavisine destekleyici etki yapar. Geleneksel Avrupa ilaçlarında biberiye dahil edilmiş bir tonik, karın ve baş ağrılarında ayrıca sinirsel gerilimde kullanılmaktadır. Hamilelikte kullanılmaz.
ÇÖREKOTU
İdrar ve süt arttırıcı, iştah açıcı ve adet düzenleyici etkisi vardır. Mutfaklarımızda unlu mamülleri süslemek ve onlara lezzet vermek amaçlı kullanılmaktadır.
DEREOTU
Mide kasları üzerinde kasılmaları çözücü etkisi bulunmaktadır. Gaza bağlı olan mide-bağırsak sistemindeki krampların hafifletilmesine yardımcı olur.Günlük kullanım dozajlarında herhangi bir etkisi olmadığı anlaşılmıştır. Son zamanlarda yapılan araştırmalarda dereotunun antioksidan etkisinin de olduğu tespit edilmiştir. Sofralarımızda ve salatalarımızda dereotuna daha fazla yer vermek uygun olur.
FESLEĞEN
Yatıştırıcı, idrar arttırıcı ve gaz sökücü etkisi vardır. Antimikrobiyel etkinin bulunduğu bilinmektedir.Genel olarak gaz ve doluluk hissedilen durumlarda etkilidir. Özellikle hamilelikte, tek başına yüksek miktarlarda alınmamalıdır.
HAŞHAŞ
Haşhaşın hafif ağrı kesici ve uyutucu etkisi vardır. Bu nedenle gargara halinde diş ağrılarını dindirmek için kullanılır. çeşitli pidelerde , ekmeklerde, kek ve salatalarda kullanılır. Köri adlı baharatın karışımında vardır.
ISIRGAN
Toprak üstü kısımları idrar söktürücüdür. İdrar yolu iltihaplarına, haricen romatizmaya faydalıdır. Kökleri prostatta idrar zorluğunda kullanılır. Halk arasında ısırgan yaprakları, dahilen kan dindirici ve temizleyici, iştah açıcı ve romatizma ağrılarını dindirmek için kullanılır. Son zamanlarda kansere karşı korunmada adı çok sık geçmektedir. henüz klinik olarak bir bulgu yoktur. Ancak, kansızlıkta, başlangıç aşamasındaki kanserde olumlu etkisi olduğu düşünülmektedir.
KARANFİL
Antiseptik, antibakteriyel, antifungal, antiviral, spazm çözücü ve anestezik etkileri bulunmaktadır. Günlük kullanım dozajlarında herhangi bir yan etki bulunmamaktadır. karanfil koku verici etkisi nedeniyle şerbetlerde ve tatlılarda kullanılmaktadır.
KARABİBER
Çok eskiden bu yana sağlık alanında midevi ve ateş düşürücü olarak kullanılmaktadır. Et yemeklerinde, çorbalarda, hamur işlerinde ,soslarda kullanılmaktadır.
KEKİK
Antibakteriyal ve balgam söktürcü olarak kullanılmaktadır. Uçucu yağlardaki timol, bronşlarda spazm giderici ve salgı arttırıcı etkisi vardır. Bütün uçucu yağlar gibi iştah açıcı, hazmı kolaylaştırıcı etkileri vardır. Solunum yolu hastalıklarında , soğuk algınlıklarında kuru ve balgamlı öksürüklerde kullanılmaktadır.
KIRMIZI BİBER
Kan toplayıcı etkisinden dolayı haricen romatizma, lumbago, burkulma tedavisinde , dahilen sindirim uyarıcı ve hazımsızlığa karşı kullanılır. Baharat olarak yaygın olarak kullanılmaktadır.
KAYNAK: Dr. Ender Saraç
4. bin yıl önce Çin’den tüm dünyaya yayılıyor soya. Batı dünyasına 20. yy ikinci yarısında ulaşıyor. İkinci dünya savaş’ında da protein ve likit yağa ihtiyacı gideriyor. O yıllarda beslenmede önemli bir yer tutuyor.
Türkiye’de 1960′lı yıllarda üretimine başlanan soya, özellikle margarin ve yem küspesi üretiminde çok tutuldu.
Aslında soya, yüksek miktarda 1.sınıf proteinin yanısıra içerdiği kalsiyum, fosfor, demir, bakır, manganez, potasyum, kükürt, flor, nikel, sodyum gibi mineraller, A, B!, B2, C, D, E ve K vitaminleri ile hakkında uluslararası tıp sempozyumu düzenlenen tek bitkidir. Soya proteini kolayca sindirilebilir. Kolestrol içermez. Doymamış yağ asitlerini de içerdiğinden kalp krizi riskini de azaltır.
Soya fasulyesi dünyada 47 ülkede üretiliyor. ABD en fazla soya üreten ülke.Türkiye de ise pazar payı oldukça düşük, henüz sofralarımız da gerçek yerini bulamadı.
Yemeklerinizde et yerine soya etini denemek isterseniz, küçük bir önerimiz var. Et gibi yemeğinize karıştırmadan önce , bir süre sıcak suda bekletin. Ve suyunu iyice süzerek yemeğinize ilave edin. Soya etinden değişik sebzelerle güveç kıymasından karnıyarık veya köfte yapabilirsiniz. Yine soyadan elde edilen soya peyniri tofu , E vitamini sayesinde hücre yenilenmesine ve zeka gelişimine yardımcı olur. kalp damar hastalıklarına karşı koruyucu, menopoz sorunlarını hafifleten bir gıda. Tofuyu peynir gibi börek yaparken kullanabilir, salatasını hatta tatlısını bile yapabilirsiniz.
Sonuç olarak bu mucize bitkiyi mutlaka mutfaklarımıza sokmalıyız.
Bu gün, adaçayının faydalarından bahsetmek istiyorum.